The Bawa Muhaiyaddeen Fellowship

Online Library

Sufilerin Irfani Ve Rahmeti

Turkish translation of The Wisdom and Grace of the Sufis. Translated in Turkey by Mehmet Demirkaya. The Wisdom and Grace of the Sufis adli kitapçigin Türkçesidir.

Huzur, tatmin olma ve irfan yoluyla anlasilmasi gereken hayatin iki yönü olan erkek ve kadin hakkinda Bawa Muhaiyaddeen Hazretleri’nin yaptigi bir açiklamadir. Eger bu huzur ve tatmin olma anlasilirsa, Allah’a ibadetin huzuru da anlasilmis olur.

Bismillahirrahmanirrahim. Esirgeyen ve bagislayan Allah’in adiyla.

Pamphlet cover: The Wisdom and Grace of the SufisBenimle dogan, benim degerli canlarim, gelin hayatimiz hakkinda biraz düsünelim. Allah ismi serifiyle çagrilan bir kudret var, öyle bir kudret ki ne sureti var, ne sekli, ne de rengi. O her türlü hatadan ve kusurdan, lekeden uzaktir. Bu kudret hayattaki hayat olarak her insanda, her yaratilmista bulunur. Allah renk, irk ve sinif gibi her türlü farkliliklardan ve ayirimlardan münezzehtir. Bu kudret bütün yaratilmislarin hayatlarini Koruyan’dir. Bu korumayi baska hiçbir kudret yapamaz. Insan olarak dogan bizlerin bunu irfanla düsünmesi gerekir.

Bütün güçlerin ve mucizelerin bulundugu Allah’in yarattiklari hakkinda tefekkür etmemiz gerekirken, sadece bu Kudret’e güvenmemiz gerekirken, yaratilmislara ve onlardaki mucizelere güvenerek baska güçler aramak pesindeyiz. Aklin ve unsurlarin güçlerine güveniriz; bunlari kullanarak havada uçmayi, bir bedenden baska bir bedene geçmeyi, suyun üzerinde yürümeyi, atesin üzerinde yürümeyi ve degisik büyüler, sihirbazlik numaralari yapmayi umariz. Bunlar yoluyla kuvvet kazanmak için çesitli düsünme faaliyetleri (meditasyon) yapariz, büyülerle, sihirbazlikla, illüzyonla amacimiza ulasacagimizi umariz.

Bir baliga bakin. Balik suyun içinde bir dibe bir yüzeye giderek suda yüzer. Hatta suda uyur. Suyun üzerinde yürümek bir balik için büyük bir marifet degildir. Bir insan suyun üzerinde yürürse, bu da büyük bir is degildir. Kus havada uçar. Eger bir kus gibi havada uçarsak, bu öyle büyük bir marifet degildir. Atomlar ve virüsler göze görünmeden bedenlerimize girerler ve bizde suretlerini degistirirler. Bunun gibi bir bedenden baska bir bedene geçersek, bu hâl öyle büyük bir sey degildir. Balikçil kusu bir balik yakalamak için hiç ara vermeden, sekiz dokuz saat tek ayak üzerinde hareketsiz durur. Balikçil kusunun bunu yaparken bir gayesi vardir: Balik yakalamak. Bunun gibi, eger bir adam tek ayagi üzerinde ayakta düsünme faaliyetleri (meditasyon) yapiyorsa, bunu ya cennete ulasmak ya bir takim maddi kazançlar saglamak ya da bazi güçler elde etmek için yapiyordur. Yaptigi sey sadece balikçil kusunun yaptiginin aynisidir. Bu bir marifet degildir. Balikçil kusunun düsüncesinden baska bir sey degildir.

Dünyanin etrafinda dans edebiliriz, ama siz bir de tavus kusunun dans edisine bakin. Parlak, göz alici bes rengiyle o kadar güzel olmasina ragmen, tavus kusunun ayaklari kapkaradir. Tavus kusu kendi ayaklarina baktiginda kederlenir, çünkü ayaklari güzelligine gölge düsürür. Bunun gibi, insan olarak dogan yaratilmislarin da bes rengi vardir: Bes unsura (toprak, ates, hava, su ve bosluk) ait renkler. Insan havada dans etse de, olaganüstü seyler gösterse de, eger ömrü boyunca üzerinde yürüdügü, biri hakikati digeri imani olan iki ayagi tavus kusunun ayaklari gibi kapkaraysa, o zamana kadar yaptigi tüm dans edislerin onun için bir faydasi olmaz. Kendi kara ayaklarina bakar ve üzüntü duyar, kederlenir. Bu dans edis bir marifet degildir. Insan irfani ve imani olan bu iki ayagini güzellestirirse, o zaman kalbinin çiçegi nurla dolar. Sadece o zaman Allah’in kudretini alabilir. Iste bu kudret yoluyla insanin kalbi nurla dolar. Bunun disinda ne yaparsa yapsin, ne tür düsünce faaliyetleri yaparsa yapsin sadece hayvanlara, kuslara ve yilanlara ait hareketlerdir.

Yilan küçücük bir delige girebilir, orada ilerleyebilir ve zehrini agzinda tutar. Kendi kendini zehirlemez. Zehrini baskalari üzerinde kullanmak için tutar. Ama simsekler çaktiginda ve yildirimlar topraga düstügünde, yilanin zehir kesesi patlar ve o yilan kendi zehriyle kendini öldürür. Bunun gibi, insanlar agizlarinda ve kalplerinde baskalarina zarar verebilecek, aci çektirebilecek zehirli sifatlari tasirlar. Baskalarini kandiracak, aldatacak hilekar ve yalanci sifatlari vardir. Insanlarin, digerlerini harcamak, onlara aci çektirmek pahasina bencil davranislara neden olan zehirli benlik sifatlari vardir. Yildirim topraga düstügünde yilanin kendi zehriyle zehirlenerek ölmesi gibi, bu zehirli sifatlara, kötü düsünce ve niyetlere sahip insanlar da bir gün kendi zehirleriyle öldürülürler. Mevsimler degistiginde, Allah’in hitabi ve ölüm melegi gök gürültüsü gibi gümbürdediginde, yankilandigina, insanin kendinde tasidigi o ayni zehir patlar ve kendi kendini öldürür. Insan olarak bizlerin bunu düsünmesi gerekir.

Bunun gibi, eger dünyada bulunan her yaratilmisin hareketlerini anlarsak, ne kadar farkli harikalar gösterdiklerini fark ederiz. Vehimlerin ve kan emici seylerin sergiledikleri ne kadar çok beceri var biliyor musunuz? Insan vehimlerin ve kan emici seylerin yaptigi bu seylerin pesine düserse, hayatini havada yürümek ya da gözlere görünmeden hareket etmek gibi seylere ulasmak için harcarsa o kimse gerçek insan degildir. Böyle bir kimse yilanlarin, akreplerin ve kirkayaklarin düsüncelerinde yok olur.

Bütün bunlardan daha büyük, dünyada bilinen her güce hükmeden Allah ismi serifiyle çagirdigimiz kudrettir. Her seye Kendi Zât’inda hükmetme kudreti sadece Allah’indir. Kendi rahmetine ait sifatlarinin kudretiyle Allah tüm hayatlara hükmetme ve boyun egdirmeye muktedirdir. Sifatlariyla, fiilleriyle, ahlakiyla, sabriyla, hilmiyle (yumusaklik), adaletiyle, sükrüyle tüm hayatlara O hükmeder. Bu sifatlar tüm hayatlarin O’na secde etmesini saglar. Tüm hayatlar Allah’a, O’nun sifatlarina, güzelligine, fiillerine ve ahlakina hürmet eder, itaat eder. Eger insan bu sifatlarla sifatlanip, hiçbir menfaat beklemeden hizmet etse, hayatini baskalarina yardim etmeye adasa; eger insan bu sifatlarla bu hâle ulasabilirse, o zaman o kimse Allah’in hükümranliginin halifesi olur. O’nu Allah kucaklar ve Kendi Zât’ina alir. Allah böyle bir kimseyi Kendi askina toplar.

Allah aski bütün hayatlara hakim olmaya muktedirdir. Eger insan ahlakini bencillikten ve menfaatten uzak tutarsa; kendi açligini bastirip baskalarinin açligini doyurursa, kendi mutlulugundan önce baskalarinin mutlulugunu düsünürse, kendi derdinden önce baskalarinin derdiyle ilgilenirse; eger insan Allah’in sifatlariyla sifatlanirsa, o zaman insanlara hizmet eden böyle birisi Allah’in hükümranliginda olur. Iste Allah’in mucizesi, O’nun sifatlarinin kerameti budur. Bu sifatlarla sifatlanan kimsenin kendisi bir keramettir. Insan olarak dogan bizlerin bunu fark etmesi lazimdir. Bunu irfanimizla anlamali ve ögrenmeliyiz. Irfan insanin hayatindaki zaferdir. Allah’in sifatlari ve irfan açikligi insani hayatinda muzaffer kilar.

Ikinci olarak;

Benim degerli kizlarim sizler hayatta çok büyük bir hazinesiniz. Bu dünyanin yüküne, bu dünyanin tüm dertlerine ve sikintilarina katlanan degerli kizlarim! Bu dünya ve bu dünyayi isteyenler, sizi arzulayanlar ve isteyenler sizleri bu dünyanin yüklerini yüklerler. Bu yükleri tasimak için doganlar sizlersiniz. Sizler bu dünyanin bütün yükünü tasiyabilme kuvvetine sahipsiniz.

Eger bir erkek sizinle evlenirse, size verecegi her sey bir yükten baska bir sey degildir. Bu yükü tasimak sizin sorumlulugunuzdadir. Erkegin yaptigi her sey bu yükü sizin sirtiniza vurmaktir. Size düsen ise bu yükü tasimak, bu yükün getirdigi zorluklari yasamaktir, hatta bunu hayatinizi tehlikeye atacak dereceye kadar yaparsiniz. Erkegin sifatlarinin, davranislarinin ve ahlakinin yüküne dayanmaniz gerekir. Onun öfkesinin, aceleciliginin, gücenmesinin, darilmasinin yüküne kendi mutlulugunuz ve üzüntünüz olarak dayanmaniz gerekir. Ailenizin ve evinizin yaninda onun kibrinin, hirsinin ve isteklerinin dogurdugu dertlere katlanmaniz gerekir. Bunun gibi, fakirlik ve zorluklar, çocuklarinizin ve kendi kardeslerinizin yükü gibi, hayattaki bütün yüklerin agirligini tasimak için doganlar sizlersiniz. Kizlarim, dünyanin yüklerini, kendi evinizi ve ailenizi, hayatinizdaki mutluluklarin, dertlerin ve zorluklarin yükünü tasimak için doganlar sizlersiniz.

Benim degerli kizlarim, gözlerimin nurlari, dünyayi gördügümüz kadariyla Allah’a iman ve O’na baglilik kiz çocuklarinda daha fazla gelismektedir. Neden peki? Çünkü dünyanin dertleriyle ve yükleriyle sikinti çekenler sizlersiniz. Allah’a imani, O’na güveni ve her seyi O’na teslim etmeyi erkekten daha çok kadinlarda gördüm. Benim degerli canlarim, benimle doganlar, hem bu dünyanin hem de kendi evinizin yükünü tasiyanlar sizlersiniz. Bu yükler hayatinizda bir sikinti, size bir tehlike olabilir. Bunu ben kendi gözlerimle gördüm. Bunun sonucunda, sayisiz kadin bu yüklere üzülmekten dolayi kendilerini kaybettiler. Hatta ölenler oldu. Bazilari aklini oynatti. Bazilari bu yüklerden dolayi kendilerini sayisiz zorluklar içinde buldular. Istediginiz, arzuladiginiz sey, size gelen sey ne olursa olsun sadece bir yük olur. Bunu fark etmeniz ve ona göre hareket etmeniz gerekir.

Kalplerinizin Allah’a tam imani olmalidir. Bu dünyanin sikintilarini ve dertlerini çeken sizlersiniz. Bu yükleri tasirken Allah’in sifatlariyla sifatlanmaniz gerekir. Allah’in rahmetine ulasmaniz ve bu rahmeti herkese göstermelisiniz. Allah’in arsi olan dogruluk ve adalete sahip olmalisiniz. Bunlarla hayatinizi sabirla sürdürmelisiniz. Neden? Sabir, riza, sükür sifatlariyla, Allah’in iradesine boyun egerek, “elhamdülillah” diyerek, her seyi O’na birakarak aklinizin dertlerini ve endiselerini azar azar, yavas yavas azaltmalisiniz.

Sabrinizla, irfaninizla, anlayis göstererek ve huzurunuzla yükünüzü yavas yavas, birer birer bosaltmalisiniz. Bebeginizin yükünden dogumla kurtuldugunuz ve o çocugu yavas yavas, derece derece yetistirdiginiz, büyüttügünüz gibi, eger o yükü size yükleyen adami da yetistirebilirseniz, bu dünyanin mutluluklari ve üzüntüleri olan yükleri de yetistirebilirseniz, Allah’a imaninizla irfan kazanabilirseniz, iste o zaman o irfanla kendinizi bu aklin endiselerinden azar azar kurtarabilirsiniz. Yükünüzü bu sekilde azar azar bosaltabilirsiniz. Bu dünyanin yükünden kurtulmak için sabra, rahmete, anlayisli olmaya ve sükre ihtiyaciniz var. Allah’a imana ihtiyaciniz var. Bu iman sayesinde hayatiniz yücelir. Tüm bu yükler bosaltilabilir, böylece üç âlemin (ruhlar âlemi, bu dünya ve ahiret) rahmetini ve zenginligini alabilirsiniz. Çocuklarim, bu yüklerden kendiniz kurtarmanin tek yolu budur.

Eger hâlinizi bu sekilde yaparsaniz, dünya sizin için bir çiçek bahçesi olur; öteki dünyaniz da nurlu rahmetin zenginliginin dünyasi olur. Ruhlar âlemi Allah’in hükümranliginin hazineleri olur. Benim çok degerli kizlarim, lütfen bunu iyi düsünün ve hayatinizdaki tüm yüklerin sorumlulugunu Allah’a birakin. Allah’in yardimini isteyin ve O’nun yardimini alin. Sizlerdeki iyi düsünceler ve iyi sifatlar zaferinizin resmi mührüdür. Sabriniz hayatinizda muzaffer oldugunuzun resmi mührüdür. Amin.

Allah sizlere bu yükleri bosaltmak için sabri, sifatlarini ve irfani versin. Allah sizlere üç âlemin zenginligini lütfetsin. Üç âlemde de en mükemmel hayatlar yasayin. Benim çok degerli kizlarim, Allah hepinize yardim etsin. Amin. Amin.

Back to top