The Bawa Muhaiyaddeen Fellowship
Online Library
Âdem'in Çocuklari
Turkish translation of the chapter "Children of Adam " from the book To Die Before Death, A Sufi Way of Life is an explanation by the Contemporary Sufi M. R. Bawa Muhaiyaddeen. Translated in Turkey by Mehmet Demirkaya in 2001.
Allah bizleri kovulmus seytandan korusun. Rahman ve Rahim olan Allah'in adiyla. Bütün hamdler ve övgü, sinirsiz rahmet ve kiyaslanamaz sevgi olan, bizlere sonsuz rahmetinin zenginligini veren Allah'a olsun. Allah bizlere rahmetini ve nimetini ihsan etsin. Amin .
En degerli hazine O'dur. Rahmetin ve nimetinle bizleri koru Allahim. Tüm hayatimiz boyunca Senin yardimina muhtaciz. Ölüm de bile Senin yardimina muhtaciz. Sonsuz hayata ulasmada Senin yardimina muhtaciz. Ahirette Senin yardimina muhtaciz, bu dünyada Senin yardimina muhtaciz. Sen Allahimizsin, Ruhlarimizin Sahibi, bizi koruyan, besleyen, yaratan, nimet veren Sensin. Rahmetini bizlere veren, sonsuz zenginlik olan Bir Sensin. Ruhumuzun nurunu böyle güzel yaratan ve bizi koruyan Sensin. Her yerde Senin yardimina muhtaciz. Allahim bizleri koru. Amin . Amin .
Benim sevgili kardeslerim, kizlarim ve torunlarim. Allah'in yarattiklari çok çesitlidir. Bizler Âdem (Aleyhis-selâm)'in çocuklariyiz. Hepimiz bir annenin ve bir babanin çocuklariyiz. Allah Âdem (Aleyhisselâm)'i çamurdan, annesiz ve babasiz olarak yaratti. Sonra Allah Âdem (Aleyhisselâm)'den bir kaburga kemigi aldi ve Havva (Aleyhisselâm)'yi yaratti. Allah böylece Havva Anamizi da babasiz yaratti. Ayni sekilde Allah Isa (Aleyhisse-lâm)'yi da babasiz yaratti. Bu yüzden Âdem, Havva ve Isa (Allah'in rahmeti üzerlerine olsun), bu üç insan babasiz yaratildi.
Allah'a iman eden ve O'na tevekkül eden Âdem (Aleyhisselâm)'in tüm çocuklari Ibrahim (Aleyhisse-lâm)'in ailesindendir; imanlarini kaybedenlerse seytana aittir, seytanin ailesindendir. Imanlarini kaybederek degistikleri için hayatlari kaybolmustur. Imani olan, sabri olan herkes Ibrahim (Aleyhisselâm)'in soyuna aittir ve onlari Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in takipçileri yapan bu hâldir. Onlar ayni soydandir, ayni gruptur, ayni Hak ile tüm kardesler tek bir ailedir.
Bir aileyi, bir soyu olusturan sey birliktir. Bu birligin üç yönü vardir. Hepimiz ayni anneden ve ayni babadan, Âdem ve Havva (Aleyhisselâm)'dan gelen bir tek aileyiz. Hepimizin atasi birdir, Ibrahim (Aleyhisselâm)'in soyuna aittiz. Ve hepimiz Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in takipçileriyiz; yani bir tek Allah'a asik, O'na güvenir ve O'na inaniriz.
Kur'an'da yirmi bes peygamberden söz edilir. Allah birbirlerinin pesi sira gönderdigi bu peygamberlerinin hepsine ayni ögretiyi verdi. Bu yirmi bes peygamber Allah'in gönderdigi 124,000 peygamberin arasindadir. Bu peygamberler Allah'la konustular. Allah onlarla gönülleriyle konustu. Bazen Allah onlarla Cebrail (Aleyhisse-lâm)'i sahit tutarak, Cebrail (Aleyhisselâm) yoluyla konustu. Baska zamanlarda ariflerin, Allah dostlarinin, peygamberlerin, irfani açiklayanlarin, nur olmuslarin gönlünden bir rahmet kaynagi olarak konusan O oldu.
Güzelligimiz bizdedir, içimizdedir, cennetimiz içimizdedir. Cennet bizdedir. Her insanin arayisi, cenneti, güzelligi, nuru ve safligi içindedir, baska yerlerde ya da baskalarinda degil.
Bu nedenle ne ararsak arayalim aradigimiz sey bizdedir. Gönlümüzdedir. Oradan çikar gelir. Yüzümüzde açikça görünür; yüzümüzde açiga vurulur. Çikardigimiz seslerden ve hareketlerimizden görünür. Sifatlarimizda ve konusmamizda kendini gösterir. Ahlakimizda belli olur, açiga çikar. Allah'in güzelligi iste böyle görünür, açiga çikar. O'nun sifatlari bu sekilde, kullarindan açiga çikarken görülebilir.
Allah her kulunun hâlini bilir. Nehir kiyisinda bir anne görürsen, çocugunun neye benzedigini görmek için ta o annenin evine kadar gitmene gerek kalmaz, çünkü annenin güzelligi ve sifatlari çocukta akseder, çocuga yansir. Eger annenin sifatlari kötüyse, çocuk da kötü sifatlara sahip olur. Anne çok kötüyse, çocuk da çok kötü olur. Öte yandan, eger anne hem görünüste hem de sifatlarinda güzelse, çocuk da öyle olur.
Sahibimiz, mükemmel güzelliktir, en güzel O'dur, O Samed 'dir, yani illallah , sadece O vardir. Sayisiz ruhu ve yaratilmislara, 8,400,000 sayidaki farkli hayatlara, hareket eden ve etmeyen seylere, konusan ve konusmayan seylere, yerde sürünen ve sürünmeyen seylere, her akima ve her enerjiye hükmeden Bir O'dur. Kayalari büyüten sebep O'dur. Tohumlari yeserten ve büyüten sebep O'dur. Embriyoyu büyüten, atomlari yetistiren sebep O'dur. Eger O olmasaydi bir tek atom bile hareket edemezdi.
Böyle bir Yaratan'in, böyle bir Yüce Zât'in sifatlari, fiilleri ve güzelligi bizlere geçmistir çünkü bizleri Yaratan O'dur. Allah saf nurdur, en güzel O'dur, O Allah'tir, Yaratan'dir. Bizi Yaratan kendi ahlakini, sifatlarini ve fiillerini bize vermistir. Âdem ile Havva (Aleyhisselâm)'yi yaratan kim? Allah'tir. Âdem (Aleyhisselâm)'i O yaratmistir. Eger biz de arinip, temizlenirsek, bizim Yaratanimizin, Sahibimizin O oldugunu görürüz. Sonsuz hayata ulastigimizda O'nu görürüz. O zaman tek Sahibimizin O oldugunu görürüz. Iste bu hâldeyken O'nun güzelligini, Nur'unu, hitabini, sifatlarini, üç bin latif sifatlarini ve doksan dokuz esmasini (vilayet) bilebiliriz.
Allah'in farklilik, ayrilik, bölücülük sifati yoktur. O'nun sifatlari koruma, besleme, maddi ve manevi nimet verme, kabul etme sifatlarindandir. Sultan O'dur. Bütün âlemlerin koruyucusu O'dur. Aziz olan O'dur. Her sey O'ndadir, O her yerdedir. Ya Rabbül Âlemin , Ya Rahman , Ya Allah! Her sey O'ndan alir, ama O'nda hiçbir sey eksilmez. O'nun sifatlari ve güzelligi bizlere geldiginde O'nun sesi, hitabi duyulur. Ruhlarin Sahibi O'dur. Bu güzellik ve bu sifatlar bizde oldugunda Allah bizi sevgili kullari olarak kabul eder. Bundan baska bir kabul edilise ihtiyacimiz var mi? Bundan baska bir raziliga ihtiyacimiz var mi?
Tüm hayvanlar âlemi bu kokuyu, O'nun kokusunu bilirler. Bu kokuyu aldiklarinda tüm hayatlar O'na ibadet eder. Inekler, keçiler, tavuklar, leylekler, tüm hayvanlar secde ederler. Seytanlar ve kötülükler için bu koku yakici bir atestir. Bu koku onlari yakar. Bu kokudan kaçarlar. Ama diger tüm hayatlar için bu koku güzel bir kokudur. Allah'in huzurudur. Kötülük (ser) bu kokudan kaçar, iyilik (hayir) onu kucaklar. Iyi olan her sey gelir ve Hak'la bir olur. Kötü olan her sey yanacaktir. Iste bu Allah'in sifatlarinin sonsuz kudretidir.
Bu güzelligi aldigimizda bunlar hareketlerimizde görünür. Baska kanita gerek duyulmaz güzellik bizde görünür, asikar olur. Bu güzellik her kulda görünür. Yaratan'in güzelligi kulda parildar. O sonsuz Yaratan'in güzelligi oradadir. O'nun sesi oradadir. O'nun sifatlari kullarina gelir. O'nun sabri kullarina gelir. O'nun yüceligi kullarinda görülür. Bundan dolayi O'nun kullari çok saygi görürler. Yaslarina ragmen gençlesirler, yasli bir adam ya da kadin gibi görünmezler. Yüzlerinde hiçbir kirisiklik yoktur, yüzleri bir süt güzelliginde piril piril parildar. Yaratanimizin güzelligi, sesi, konusmasi, fiilleri ve ahlaki böyledir iste. Ve bu güzelligi aldigimizda kendi nefsimizi biliriz. Tüm hayatlarin saygiyla secde ettikleri hâli biliriz. Söyledigimiz her seye saygi duyulur. Dilimize gelen her sey tatli olur. Irfan sahiplerine daha da tatli gelir. Ama irfani olmayanlar bunu biraz aci bulurlar.
Bedene güç vermek, bedenin hastaliklarini iyilestirmek, tedavi etmek için çesitli bitkilerden ve ilaçlardan olusan karisimlar verilir. Bunun gibi Allah'in sözleri ve ilahi ilim okyanusu ruhun özgürlügü, güzelligi ve nuru için verilir. Bu ilmin tadi çok degisik yollarla, konusmayla, nefesle ve eylemlerle verilir. Bu ilim ruhun kafesini besler. Ruhu gençlestirir, güzellestirir ve ruhun kaldigi evi süsler. Bu güzellik o ilimden gelir ve insanin sifatlarinda, fiillerinde görülür. Her kulda bunun kanitini görebiliriz. Kendimizde ve etrafimizdaki insanlarda görebiliriz.
Benim sevgili çocuklarim, bu sözlerin safligini kendinizde fark edip, kendinizdeki o büyük degeri görürsünüz. Bu büyüklük ve güzellik, bu suret ve bu sifatlar sizde, nefsinizde görünür. Yaratan'inizin tüm sözleri size geldiginde, sizde parildamaya basladiginda O'nun sözlerinin, fiillerinin ve ahlakinin güzelligi de size gelir. Sabir, sükür, riza, tevekkül ve el-hamdülillah size gelir, içinize girer.
Allah büyüktür. O hepimizin Yaratan'idir. Sonsuz rahmet olan Bir O degil midir? O rahmet verir. Nimetini veren Bir O'dur. Nimetini tüm hayatlara veren O'dur. Iyilik için sekiz cennetini, kötülük için yedi cehennem ( tamu ) kapisini açan O'dur. Her insanin gidecegi yeri, o insanin bu dünyada aragi sey belirler.
Öldügümüz zaman yaptigimiz iyilik ve kötülükten baska hiçbir sey bizimle gelmez. Ne irkimiz, ne dinimiz ne de sosyal sinifimiz bizimle gelir. Hangi irktan, hangi dinden ya da hangi siniftan oldugumuza dair sorgu olmayacaktir. Tek sey kesindir, kadin mi erkek mi oldugumuz. Hepsi bu.
Ölüm geldiginde suretimiz degisir. Bu degisen suretimiz sahip oldugumuz sifatlara göre olur. Eger sifatlarimiz insanin disinda bir mahlukun, hayvanin sifatlarina benziyorsa o seyin suretini aliriz. Bu dünyadaki sifatlarimizla belirlenen bu suret topragin mali olacaktir. Sifatlarimiza ait suret topragin hakkin olacaktir. Bu suretlerden sorgulama olacaktir. " Kün ! (Ol!) Diril!" emri geldiginde iste bu cesetler diriltilir. Diriltildiklerinde göreceginiz suretler bunlardir. Böylece herkesin alacagi suret aradiklari seye göre belirlenecektir; malin, mülkün, paranin, niyetlerin sureti olacaktir.
Hesap Günü geldiginde size hangi siniftan oldugunuzu sormazlar. Sorulacak sorular "Rabbin kim? Kimlerdensin? Hangi ailedensin?" olacaktir.
"Âdem (Aleyhisselâm)'in çocugum. Ben iyilerdenim, Ibrahim (Aleyhisselâm)'in ailesindenim ve Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e uyanlardanim." Iste sorulacak sorular bunlardir.
Iki melegi, Münker ve Nekir meleklerini görür görmez onlara sevgiyle selam ver, " Esselamü aleyküm . Hos geldiniz" de. Böyle dersen kizgin yüzleri ve siddetli bakislari degisir, yumusarlar. O zaman sorular birer birer sorulur ve sen cevap vermelisin. Orada irka, su dine ya da bu dine yer yoktur. Sorulacak sorular bizi Yaratan Bir ile yaratilan Âdem, yani insan hakkinda olacaktir. Sorulacak sey budur. Buna cevap vermeliyiz. Biz su gruba ya da bu gruba aittiz diyemeyiz.
Allah herkes için cennette Âdem'i, Nuh'u, Ibrahim'i, Musa'yi, Davud'u, Isa'yi ve en sonunda seçilmis bir Resul olarak Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi ve sellem)'yi koymustur. Allah Idris'i, Ishak'i, Yusuf'u, Yunus'u, Eyüb'ü, Yakub'u, Salih'i ve Süleyman'i göndermistir. Hepsi Bir olan Allah tarafindan gönderildi ve bu bir olan Allah hepsine kendi makamlarini verdi. Hepimiz bir tek soydaniz; hepimiz insaniz. Renginiz siyah ya da beyaz ya da sari olabilir, farkli irklardan olabiliriz, ama hepimiz bir tek soyuz, hepimiz insaniz.
Dogu'da insanlar ne yapiyorsa aynisini Bati'daki insanlar da yapar. Ayni sekilde öpüsürler, ayni sekilde kucaklasirlar, ayni sekilde çocuk dogar. Tamamen ayni seyleri yaparlar. Ülkelerindeki yetisen besinlere göre çesitli yiyecekleri olsa da ayni sekilde yemek yerler. Burada bir bebek nasil agliyorsa oradaki bebek de ayni sekilde aglar. Dogu'da olsun Bati'da olsun fark etmez bebek ayni sesleri çikarir. Orada da çocuklar uyur, uyanir ve aglar. Burada da ayni seyleri yaparlar. Hangi irka, hangi dine ait olduklari fark etmez hepsi ayni sekilde aglarlar. Baska baska mi aglarlar? Hayir. Konusmaya basladiklari zaman da ayni sesleri çikarirlar. Ayni sekilde otururlar. Ayni sekilde emeklerler. Ayni sekilde ayaga kalkmaya baslarlar. Ayni sekilde yere düserler. Iste insan soyu budur.
Bebekler bu dünyaya geldiklerinde o ilk fitratlariyla gelirler. O ögretilen ilk seyle gelirler. Sonra bizler okullarda ve baska yerlerde onlara irklar ve dinler arasindaki geçici farkliliklari ögretmeye baslariz. Bundan önce hepsi birlik içindeydi. Hepsi birdi. Eger onlara "Rabbin kim? Kimlerdensin? Hangi ailedensin?" diye sorabilseydik ve onlar da cevap verebilselerdi hepsi ayni cevabi verirlerdi: "Biz Âdem'in çocuklariyiz, Ibrahim'in ailesindeniz, Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in takipçileriyiz." Iste verilecek üç cevap budur. Bu cevapta tüm peygamberler vardir. Hepsini içine alir. Münker ve Nekir meleklerinin sordugu sorulara verilecek cevaplar bunlardir.
Mahser Günü'nde yeniden diriltildigimizde, bu dünyadaki sifatlarimiza, ahlakimiza uygun surette diriltiliriz. Bize "Yaz!" derler.
Biz de "Nasil yazayim ne kalem var ne de mürekkep?" deriz.
O zaman "Parmagini tükürügüne dokundur" derler.
"Ama yazacak kagit yok ki?" deriz.
"Kefenine yaz. Parmagini tükürügüne dokundur ve yaz. Iste sana mürekkep. Yaptigin her seyi kefenine yaz" derler. Yarin yeniden diriltildiginde ahlakina uygun surete bürünürsün ve hesap verme baslar.
Allahim bizleri koru. Kabir azabindan bizleri koru. Hayattaki dertlerimizden, sikintilarimizdan bizleri kurtar. Kötü sifatlarimizin verdigi azaplardan bizleri koru. Irka ait, dine ait farkliliklardan dogan ön yargilardan bizleri koru Allahim. Bizleri "Ben farkliyim. Sen farklisin" düsüncesinden dogan kavgalardan uzak tut. Bu kavgalardan dogan durumlardan, insanin insan kani içtigi, insanin insan eti yedigi durumlardan bizleri uzak tut Allahim.
Allahim! Bizleri koru ve dogru yola ( sirat-i müstakim ) ilet. Senin yolunda hep hür olarak yürümemiz için bize rahmetini lütfet. Bizlere hürriyeti, irfani, rahmetini, azizligi, nurunu ve bu yasamda cennetini lütfet. Senin devletin olan cenneti bize lütfet. Allahim bunlari bize lütfet. Allahim lütfen günahlarimizi affet, daha önce bilmeden, irfanimiz olmadan yaptigimiz tüm hatalarimizi, günahlarimizi affet. Biz henüz irfan sahibi degiliz. Irfan Sahibi Bir Sensin. Güzel olan Bir Sensin. Sevgisi, güzel ve iyi sifatlari olan bir Sensin. Sabir ve merhamet Sahibi Sensin. Affedici ve Adil olan Sensin. Birlik'te olan, bizler hakkinda iyi niyetlere sahip Bir Sensin. Hepimizi birlik içinde bir araya getiren, her seye, herkese bu birlik içinde hükmeden Sensin. Rabbimiz Sensin, sultanlarin Sultan'i, tüm hayatlarin Sahibi Sensin. Tüm hayatlari koruyan Sultan Sensin, her yerde Sensin ( illallah ). Hep öyleydin ve su anda da öylesin, Bir olan Bir Sensin, Samed Sensin. Milyonlarca hayatin sahibi Sensin, tüm alemlerde tek Bagislayici, tek Kurtarici Sensin, Sonsuz rahmet hazinesi Sensin, bu çokluk (kesret) içinde varolan tüm hayatlarin Sultan'i, Kilavuz'u Sensin Allahim!
Bizler Senin köleniz, kullariniz. Allahim bizleri koru lütfen. Bizden razi ol Allahim. Bizleri kabul et Allahim. Ey sonsuz rahmet Sahibi lütfen tüm hatalarimizi affet. Allahim, lütfen bizleri bagisla. Seni görmesek bile kalplerimizde Sana imanimiz var Allahim. Seni tam olarak bilmesek bile, kalplerimizde Sana kesin bir imanimiz var. En azindan bu kalp Seni bilmeye çalisiyor. Hatta hangi dille nasil dua edecegimizi bilmesek de, hatta hiçbir seyi bilmesek de biz Sana inaniyoruz Allahim. Bu yarim, bu eksik, bu çocuksu irfanimizla biz Sana inaniyoruz Allahim.
Bizleri koru Allahim. Hiçbir sey bilmeyenlerden bizleri koru. Bu güne kadar yaptigimiz tüm hatalardan bizleri bagisla Allahim. Biz ilahi ilmi bilmeyiz. Biz hiçbir sey ögrenmedik. Nasil konusacagimizi, nasil dua edecegimizi bile bilmiyoruz Allahim. Seni nasil anacagimizdan, Sana nasil hizmet edecegimizden aciziz Allahim. Nasil oldugunu bile bilmeden yapiyoruz her seyi. Nasil yapacagimizi bilmeden yapiyoruz Allahim.
Ibadetler yapilir hakikatte nasil oldugunu bilmeden, Yol yöntem bilmeden, anlamadan yapilir, Iste böyledir bu dünyada yaptigimiz ibadetler, Bilmeden yapariz ibadetin ve duanin ne oldugunu, Anlamadan yapariz ibadetin ve duanin ne oldugunu, Yüce Allahim ibadet ederiz ama hiç birini bilmeden.
Bir türlü anlayamam ibadeti yani, Hakikatte nasil söylenecegini ya da okunacagini ögrenmedim, Hakikatte nasil söylenecegini ya da okunacagini ögrenmedim. Sallanip dururuz süphede kalarak, dünyada yasayan ölülüler gibi, Çiglik atariz, feryat ederiz ama ilahi ilmi bilmeden. Dertliyim ama, üzülüyorum ama irk ve din ayirimlarini bir türlü anlayamamaktan. Ey mükemmel olan Yüce Allahim, Inaniyorum Senin Bir olduguna, Senin Birligine.
Aklim karisti ama irk ve din ayirimlarini bir türlü anlayamamaktan, Inaniyorum ki Rabbim Allah Birdir, Sana hamd ederim ey her yerde hazir olan Sonsuz Nur, Ben Senin kölenim, Senin kölen, ey bizlere hükmeden ve rahmet ihsan eden Allahim, Ben Senin kölenim, Senin kölen, ey bizlere hükmeden ve rahmet ihsan eden Allahim.
Nasil ibadet edilecegini göster bize, Nasil söylenecegini, nasil okunacagini ögret bize, Sana ibadet ve duanin yolunu göster. Allahim, bana ve çocuklarima Hak'ki aç ve Hak'ki göster, Allahim, bana ve çocuklarima yolu göster, Allahim, bana ve çocuklarima yolu göster, Kalbin, gönlün safligini göster bize. Rahmetinle bize iman ihsan et, Bu imanla Senin askina, Senin sevgine ibadet için, Birlik içinde Bir tek Hazineye ibadet için, Bir tek irk olarak hep birlikte yasamak için, Tüm hayatlari sevgiyle bir olarak kucaklamak için.
Rahmetinle besle bizi iman ve ibadetle kucaklamak için, Rahmetin nuru, ilahi nur, Ariflerin incisinin nuru, Irfanin nuru, ilahi nur, Ariflerin incisinin nuru olan Allahim. Ey Evvelin Evveli, her yerde hazir olan Sonsuz Nur, Rahmetinle kusat ve rahmetinle besle bizi, Bagisla tüm hatalarimizi, bilmeyerek islediklerimizi. Üç âlemin tek hakimi Sensin Allahim, Rahmetinle kabul et bizi. Bizler günahkariz, kimse bilmez bunu, Sen kabul et bizleri, Sen hükmet bizlere Allahim.
Rahmetinle besle bizleri, Lütfet bir bak su hâlimize Allahim. Toprak, vehim ve düsünceler gelir, Ve aldatirlar bizi, yitiririz insanlik serefimizi. Tüm bölücülükler ve ayirimlar dünyaya ait ne varsa, Gelir ve rahatsiz eder, aklimizi karistirir. Her türlü irk ve din ayirimlari gelir ve ezer bizi. Her saniyede, her anda iskencedir bunlar bize. Ne yapabiliriz? Ne yapabiliriz Allahim? Bunlar bize iskencedir, elemdir, ne yapabiliriz Allahim?
Sen bunlardan uzak oldugun gibi, Bizlere yardim et, bizleri de uzak tut bunlardan Ya Rahim. Bizleri koru Allahim, Bizleri koru ve kurtar Allahim, Ey her türlü hayalin ötesinde olan Allahim, Bizleri koru.
Rahmetinle bak ve rahmetini ihsan et bizlere Allahim. Sonsuz mutlulugun Hazinesi, ey her seyin Hakimi, Ey Kadir olan Rabbim, Göz Sensin, Inci Sensin, Nur Sensin, Ey en mükemmel olan Allahim, Bu fakirin, bu güçsüzün dertlerine derman ol, Ve hepimizi koru. Bu günahkarin dertlerine derman ol, Ve hepimizi koru Allahim.
Lütfet, bu hâlimize bir bak, kurtar bizi, Ey Sonsuz mutlulugun Hazinesi.Her seyin sahibi olan Allahim, Ya Meliki, Ya Rabbül Âlemin, Ya Rahman, Ya Rahim, Biz Senin rahmetine, Senin nimetine muhtaciz. Hayatlarimizdaki Hayat Sen ol. Hakikat kalbini aç, gönlümüzü aç, Rahmet baliyla besle bu kalbi. Ilahi ilim, irfan, açiklik ve iman yesersin orada. Bunlari besleyen irfan meyvesi Sensin. Bu meyveyi tatmam gerekir, Bu irfan ve rahmet meyvesidir. Zevk budur iste. Ey rahmeti bol olan Allahim bana ve çocuklarima yardim et, Allahim, Ya Rabbül Âlemin, Ey Âlemlerin Rabbi. Amin .
Esselamü aleyküm . Allah'in huzuru sizinle olsun.
3 Haziran 1984

